.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay
Nilgün polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nilgün polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 May 2011

Canlanır mı ?

                                                                                            



    ...bir vücut uçuruma düştüğünde parçalanır

                  ama ruh yeniden canlanır..Canlanır mı ?

                                                             puşkin




     Çocukluğu kenar semtlerin yoksul mahallelerinde geçmiş.hiçbir şey seçilemeyecek kadar karanlık sokaklarda tabanca sesleri duyulurmuş geceleri.Babasını da böyle bir gece de yitirmiş.Otomobillerin geçmediği,çocukların oyun oynamadığı,karanlık yüzlü evlerin sokaklarında.Yaramazlık yapan çocukları,evlerinin bahçesinde ki kuyulara indirip bir süre orada tutarlarmış.bu yüzden çocuklar korkudan sokağa bile çıkamazlarmış.Bir seferinde onu tam üç saat kuyuda bırakmışlar;artık unutulduğunu sanıp avazı çıktığı kadar ağlayıp bağarmış ama duyan olmamış.Sonra da büyülü düşler içinde uyuya kalmış.



Ya ben ! Benim ki çok mu farklı ? Benim çocukluğumda sıkıntılarla doluydu.Öyle şeyler vardır ki anımsamaktan hep kaçınırsınız,kaldı ki öyle anları daha sonra da çok yaşadım.O gün bana acı veren şeyler,bugün beni hüzünlendirmeye yetiyor.Buna karşın yaşama gücümü hiç yitirmedim.Sanırım beni ayakta tutan şey şiire ve aşka olan tutkumdu.


Hiç kimse geçmişim hakkında kesin bir bilgiye sahip değil,annem bile.Her şeyin ayrımında olarak yaşamak insanı bencil yapıyor!


Şifrelenmiş düşler saati /  sayfa:94,95



        Doğa, kayalıklarında gizlenebileceğim bir kavuk,sessizliğinde rahatsız edilmeden ağlayabileceğim gizli vadiler verecek bana,karanlıkta tökezlemeden yürüyeyim diye yıldızlı geceyi asacak üzerime..Beni büyük sularda yıkayacak ve acı otlarla iyileştirecek...
                                                                     O.Wilde

2 May 2011

şifrelenmiş düşler saati



   Evet göğsümün ucundan düştü o, ve ben farkına varmadım hiç.

Hani kayaların kavuğundan adamlarıyla birlikte bir gemi çıkıverir de,bundan deniz biraz olsun ürpermez.Yeryüzü bu yeni serüveni hiç duymaz.İşte tam onun gibi.

Kybele göğsümden bir yeni şiir düştü yere ve ben farkına varmadım..


                                                                                           M.Jacop



  -   yağmur yağarken bütün yüzümle sokaklara attım kendimi -

  - yeni bir ad aradım bu sıkıntıya -

  - sıkıldım - sanki böyle çaresiz - yorgun bir böcek gibi -

  - kımıldamaktan-

  - kendime yalvardım  - başka şeye değil - 

  - beklemedim - kalırsın sandım hep böyle uzak - 

  - Geldin şaşırttın - 

  - korktum hep değersiz bir eşya gibi - kırılmaktan -

  - git gide azaldı gökyüzü - 

  - gökte ne kadar yıldız varsa gömüldü karanlığa -

  - sis çanları - üç gün - üç gece çaldı

  - çınlamaktan çatladı gece -

  - karanlıkta kendiyle konuştum - 

  - bu adam - oysa ne denli yalnızmış - ve içkisiz - 

  - yaralamış ellerini duvarlara tutunmaktan - 

  - değil bu aşk değil - kopuk bir özgürlük - önemi yok - 

  - inançlarım yok düşlerin çarpıcı gerçekliği - 

  - gördüm - 

  - en iyi şey -

  - kimseye söz etme acılarından - 

  - şiir taşıyamıyor git - gide ağırlaşan ölüyü - 

  - kim taşıyacak - işte ben - asıl onu merak ediyorum - 

  - kimse anlamaz - 

  - beni ağlat - kır - küçümse - önemi yok -

  - kısa sürsün ölüm - 


   izdüşüm yayınları / 2004