.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

9/23/2013

Beyaz Otel


çılgın bir fırtınada devrilen ağaçlar gördüm rüyamda
aralarındaydım ki ıssız bir kumsal beni bulmaya geldi, ben de kaçtım, ödüm kopmuş, yerde bir kapak vardı kaldıramadım, ben bir ilişki başlattın oğlunuzla bir yerlerde....
.....
gök maviydi ama akşama doğru bir rüzgar esti karla kaplı doruğundan dağların,
orda kaldık, kaç zaman mı, bir hafta en azından hiç yataktan çıkmadık, oğlunuz, profesör,
yarıp deşmişti beni, şimdi paramparçayım, onarabilir misiniz anlayabilir misiniz beni?
.....
bilemezsiniz nasıl saftır yıldızlar, çınar yapraklarınca iri dağ başlarında, düşerken damla damla göl sularına....
.....
kadınların ağıtı geliyordu terastan ceset taşınan yerden, bilmem bilir misiniz, kan kırmızı kadın acılarını siz?
.....
bir rüzgar içeri taşıyordu anısını portakal bahçelerinin ve gizler evreninin göğünden dökülen o güllerin. anneler baygın yığıla kalmışlar çamurlu toprağa ve çan sesleri gelmekte arkasından beyaz otelin.
.....
otlayan bir merkep süzdü bizi ve kamışı tam içime kayarken çıkagelen bir ihtiyar rahibe -kolunda bir çamaşır sepeti- dedi, sakın durmayın, şu soğuk pınar, tüm günahları yuğar. gölü besler bu pınar, sonra güneş gölden çektiği suyu bulut ve yağmur yapar. rahibe yıkarken çamaşırları biz tırmandık yokuş yukarı ağaçlığın üstündeki bitmeyen soğuklar bölgesine.
güneş battı, tam o sırada biz rasathaneye girdik, karanlıkta kör. bilmem bilir misiniz oğlunuz nasıl sever yıldızları, kanına işlemiş sanki yıldızlar ama şimdi camdan bakınca yıldız göremiyorduk, yere inmişti hepsi,ben o gece öğrendim ki yıldızlar kar tanesi halinde yerlere iner....
.....
ne güzel, bir yanımın bir başkası olması, kimse bencil değildi beyaz otelde. o yerde göl sularının yaladığı o dağlar arasında yaban kuğuları -tüyler öyle beyaz, karlar gri kalır kıyaslanınca- halka halka havalanırlar ve yavaşça kayarlardı doruklardan göl sularına...