.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

4/21/2013

Yazılmamış




Zor, bir çiçeklenmeyi başarmak.Uzun, beyaz bir mevsimin ortasında, günün çıplak, keskin ışığında, sessizliğin gözcülük yaptığı mırıltıların arasında... Zor bunca gecikmişken... Herşeye karşın deniyorum. En azından denemem gerek, başka çarem yok sanırım. Bir kez daha suskunluğun tam ortasından konuşuyorum... Konuşuyorum, her şeyi kaybetmeyi göze alıyorum. Sürgün, bir kez daha. Ancak böyle, ancak şimdi, sözcüklerin kısır toprağında yolumu açarken, bu bir yolsa eğer, çabucak silinmişin, yerinden edilmişin, unutulmuşun izinden gidiyorum. Ama bir şey var ki... Zor, bir kez daha, şimdi, böylece söze girmek. Bütün kayıplarından sonra hayatın... Bunca gecikmiş. Hep gecikmiş, hep zedelenmiş. Konuşmak, sözcükleri çoktan ele geçirmiş bir dünyada... Dile gelir gelmez yolculukları bitiyor sözcüklerimin, kendileriyle bir ve aynı olmadıklarını en baştan biliyorlar. Hayatın bütün kayıplarının ortasından geçip kendilerine dönüyorlar. Dönecek başka yerleri olmadığı için...