.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

5 Eki 2013

Sevgilim

 
 
 
Sevgilim;
Çekilip bir köşeye beraber 40'lara varalım mı ?
Hem bi çay demler iki lafın belini kırarız.

Gelecek planlarımızdan bahsederiz
Öyle 60-70 sene sonraki değil,
Fazla ileri gitmeye gerek yok
10 yıl sonra nerede olacağımıza dair hayaller kurarız,
Ölümü unuttuk ya nasılsa.

Aynen böyle devam ederiz
Sonsuz bir hayatımız varmış gibi,
O'nsuz yaşarız.
O'nu bırakır birbirimize aşık oluruz sevgilim
Hatta haddimizi aşarız, daha ileri gideriz.
Ölüm yokmuş gibi yapıyorduk ya zaten.

Ama yine de ölüm aklımıza gelir belki sevgilim
Sahi anneler neden hep erken ölür mesela ?
En çok onlar farkındadır belki,
Ölümün uykudan uyanış olduğundan.
Bize kahvaltı hazırlamak için erken uyanıyorlardır.

Ölüm demişken sevgilim;
Çaylar n'oldu ?
- Ne zaman ölümden bahis açılsa laf karıştırırım da -

Sevgilim;
Çekilip bir köşeye beraber 40'lara varalım mı ?
Hem hangimizin daha çok sevdiğini sınarız.

Ben senin elini tutmak isterim;
- Ver elini, senin için günaha girerim.
Sen de elini uzatırsın;
- Al, ben de senin için.
Sonra İblis çeker gider yanımızdan;
- Bana ihtiyaçları yok bunların.

Ah! Bir de ahiret vardı değil mi? Sevgilim,
Beni cehenneme atarlarken;
- Onu atmayın beni atın!
Diyebilir misin ?
Ben de diyemem.
Anneler de diyemezmiş.
Ama tehlikeyi haber vermek için erken ölüyorlardır belki.

Sevgilim;
Çekilip bir köşeye beraber 40'lara varalım mı ?
Sorarlarsa "ciddi düşünüyoruz" deriz.

Ölümü de unuttuk nasıl olsa,.
Hem ölsek ne olacak ki ?
Ahirette de rastlaşırız belki.
Sen beni uzaktan çağırırsın;
- Ateş çok güzel, gelsene!


Anneciğim;
Sevgilim için yine seni üzdüm.
Ama;
Gül reçeli yerken ben,
Ağzımda gül parçacıkları gıcırdıyor.
İşte o zaman ben seni,
Çok özlüyorum.

Not; İroniden anlamayan nesle aşina değiliz.

Ek;
Sevgili dediğin insan İblis görevi yapıyorsa azizim,
Hazırlan, seni bekliyor olacak ekvatoral iklim.