.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

10/05/2013

Konuştuğumuz gibi Uzaklara




Orada, inanılmaz görünen rastlantılardan biri gibi, başka bir yerde değil, başka biriyle değil, onunla karşılaşıyoruz. Karın çok geç kalktığı, uzun, evlere kapandığımız bir kıştan, yoğun, kişiliksiz kalabalıktan bu ıssız deniz kenarına gelince
          ölümcül bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığımı bilmeyerek
çok yakın bir gelecek için bile hiçbir şey düşünmeyerek
gitmek, gitmek isteğiyle dopdolu ama hep gidilemeyeceğini, nedense bunun için çok geç olduğunu bilerek
bir öykü, bir şarkı
 çok eski günlerin çocuksu, buruk özlemleri
hayır, o özlemlerin yalnızca anısı artık
 sıcakta kumların üzerinde çok hafifi bir esintinin aralıklarla gelişini bekleyerek, bununla bir dışoyun kurgulayarak
gözler kapalı ve güneşin kapalı gözlerde oluşturduğu tanımsız parlaklıklar
 yalnızca beklemek, burada, bir rastlantının her şeyi ve eski, bugünü oluşturan başka rastlantıları ansızın farklılaştırmasını umarak kalakalmak.