.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

2/26/2012

Sessizliğin Anarşisi / Hayatsızlık



Modern hayat şiddet yoluyla arındırır: doğayı, ekolojik çevreyi, insanı, bedeni. Doğallık, çeşitlilik, başkalık, hisler, korkular, acılar ve sapmalar, steril (mikropsuz, kısır) bir hayat adına yok edilirken, aslında hayatın –ve ölümün– kendisidir yok edilen, insan doğasız ve insansız kılınır. Hayat, insan hayatı; estetik ve patetik, hislerin ve heyecanların beşiği –ne yazık ki... Kurallarla değil, kendiyle ve başkasıyla ilişki içinde, kendini ve başkasını hisseden insan artık yok. Kendiyle boğuşmayı da barışmayı da bilmeyen, kendini bilmeyen, aşağılık duygusunu güç yoluyla ödünlemeye çalışan insanların, sürünün, yozlaşmış, lafzî, hayat olmayan hayatı, ölüm olmayan ölümü, süreğen can çekişmesi... ve koma haline uygun düzenlenmiş kurumlar...

Hayat, hayat değil artık. “Bu dünya” ve “bu insan”, histen ve kendini hissetmekten yoksun, yalnızca edimler var, sayı ve hız olarak ifade edilen, boş ve nafile edimler. Yaşama ıstırabını dindirmenin, bu yüzyıl sonunda (ve başında) medyatik evrene (üretim- tüketim-seyir... evrenine, şiddete) sığınmaktan, görüntünün ve gürültünün içine girmekten, kendini bu görüntüde görmekten ve göstermekten, gürültüyü yankılamaktan başka çaresi kalmadı. İktidarlar, tıpkı felsefe gibi, olanı değil, olması gerekeni gösterdikçe diniyor –ve artıyor– ıstırabı insanın. Bu yüzyıl sonunda (ve başında), insanın krizi ne geçici, ne de yeni bir uygarlığın kaotik başlangıcına işaret etmekte. Toplum, tüm devasalığıyla, yalnızca kendine işaret ediyor artık: Kurumlar –ve bir zamanlar insanın özelliği kabul edilen bilim, kültür, sanat...–, ilişkiler, hayatı hayat olmaktan çıkaran, insansızlaşmış yaşantılarla, kopuk, kesintili sekanslar ve çoksesli monologlarla birlikte, iktidarın ve tahakkümün birer işareti. Süreğen bir koma halini ilelebet yaşamaya mahkûm bu zombi uygarlığının kapısı, ancak bir faciaya, herkesi kapsayan bir felakete açık. İnsan bu; katliam sanığı, bayağı, sıkıntı içinde, tatminsiz, ümitsiz, hırslı, baskıcı ve itaatkâr.