.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

11/25/2016

SCUM Manifesto



Bu toplumda hayat, en iyi halinde bile can sıkıntısından ibaret olduğundan ve toplumun hiçbir tarafı kadınlara uygun olmadığından; uygar-kafalı, sorumlu, heyecan arayan dişilere, hükümeti yıkmak, para sistemini bertaraf etmek, her alanda otomasyonu kurumlaştırmak ve eril cinsi yoketmekten başka çare kalmıyor.

İnsanın varoluşunu haklı kılan tek şeyden, yani olumlu bir mutluluk halinden âciz olan eril, en iyi halinde gevşemiş, rahat ve tarafsız bir durumdadır ve bu hal çok kısa bir süre yaşanabilir çünkü olumsuz bir hal olan sıkıntı hemen ona yerleşiverir; o yüzden eril çilekeş bir varoluşa mahkumdur adeta; bunu iyileştiren tek şey ancak zaman zaman yaşanabilen sükûnet anlarıdır ki bunları da ancak bir dişinin karşılığında sağlayabilir. Eril, tabiatı itibarıyla bir kene, bir duygusal parazittir ve o yüzden etik olarak yaşamayı hak etmez çünkü kimsenin başkalarının karşılığında yaşama hakkı yoktur.

Nasıl ki insanların köpekler üzerinde bir varoluş önceliği varsa ve bunu daha ileri bir evrimleşmeye ve daha yüksek bir bilince sahip olmaya borçlularsa, kadınlann da erkekler üzerinde böyle bir varoluş hakkı öncelikleri vardır. O yüzden bir erkeğin bertaraf edilmesi adil ve iyi bir davranış olup büyük ölçüde kadınların yararınadır ve aynı zamanda bir merhamet eylemidir.

Gerçi bu ahlaki konu bir zaman sonra akademik bir mesele olmanın ötesinde bir anlam içermeyecektir çünkü eril, süreç içinde kendi kendisini bertaraf etmektedir. Eski ve klasik savaşları ve ırk mücadelelerini yürütmenin yanı sıra her gün daha fazla sayıda erkek ya ibne oluyor ya da uyuşturucu maddeler aracılığıyla kendi kendilerini yok ediyor. Dişi, istese de, istemese de, zaman içinde bütün sorumluluğu üzerine alacak, başka bir sebepten olmasa bile buna mecbur kalacak; eril, pratik sebeplerle ortadan kalkacak.

Bu trendi hızlandıran bir başka etmen de her gün daha fazla sayıda erilin aydınlanarak kendi çıkarlarını fark ediyor olmasıdır; dişilerin çıkarının kendi çıkarları olduğunu her geçen gün daha fazla fark ediyorlar, yalnızca dişi aracılığıyla yaşayabileceklerini ve dişi, yaşamaya, kendini gerçekleştirmeye, eril değil dişi olmaya ne kadar teşvik edilirse erilin de o kadar yaşamaya yaklaşacağını görüyorlar; dişi aracılığıyla yaşamanın, dişi olmaya çalışıp onun niteliklerini gasp etmek ve kendinin olduğunu iddia etmekten ve dişiyi aşağıya itip eril olduğunu iddia etmekten daha kolay olduğunu, gittikçe daha iyi görüyorlar. Erilliğini, yani edilgenliğini ve tamamen cinsel oluşunu kabul eden ibneye de en fazla kadınlar hizmet eder çünkü onlar gerçekten dişi olduklarında onun eril, kadınsı olması daha kolay olacaktır. Eğer erkeklerde akıl olsa, gerçekten dişi olmanın yollarını ararlardı, erkeklerin, beyin ve sinir sisteminde bazı ameliyatlar aracılığıyla sadece bedenen değil ruhen de kadın olmalarını sağlamak için yoğun biyolojik araştırmalara girerlerdi.

Üreme için dişileri kullanmaya devam mı edilecek yoksa laboratuvarda mı üremenin yolları aranacak tartışması da akademik olacak: oniki yaşı geçmiş her dişi düzenli olarak Hap kullandığında ve artık kaza falan olmadığında ne olacak? Kaç kadın hamile kalacak (ve kaza halinde) hamileliğini sürdürecek? Hayır, Virginia, beyni yıkanmış robot kadınlar sürüsünün söyleyeceklerine rağmen, kadınlar damızlık kısraklar olmaya bayılmıyor. Toplum tamamen bilinçli kadınlardan oluştuğunda bunun cevabı hayır olacaktır. Küçük bir oranda kadın, türün devamı için damızlık kısrak olarak zorla bir kenara mı ayrılacak? Bunun olamayacağı çok açık. Cevap, bebeklerin laboratuvarda üretilmeleridir.

 


Her erkek derinden derine bir boka yaramadığını bilir. Hayvansı duygularla dolup taşmıştır ve bunun utancı içinde; kendini ifade etmeyi değil, tam aksine, bütün fizikselliğini, bütün benmerkezciliğini, başka erkeklere karşı duyduğu nefret ve hor görmeyi başkalarından saklamak ister. Başka erkeklerin kendisine karşı hissettiğinden şüphelendiği nefret ve hor görmeden korunmak için, bir yandan da, en ufak bir heyecan ya da duygunun ortaya çıkması karşısında hemen rahatsız olan çok kaba bir sinirsel sisteme de sahip olduğundan, eril, tam bir şahsiyetsizlik sağlayan ve en ufak bir duygunun izinden ve rahatsız edici fikirden arındırılmış bir "toplumsal" yasayı dayatır. "Birleşme", "cinsel temas", "ilişkide bulunmak" (erkekler için "cinsel ilişkiler" ağdalıdır) gibi terimleri tantanalı bir tavırla kullanır; halbuki eşeğe altın semer de vursan yine eşektir.

Eril üretip üretmeme meselesine gelince böyle bir soru yoktur çünkü eril tıpkı bir hastalık gibi hep aramızda var olmuştur ve varolmaya devam etmelidir. Genetik denetim mümkün olduğunda -ki bu mümkün olacaktır- fiziksel arızalar ve eksikliklerden, ki bunlara erillik gibi duygusal arızalar da dahildir, arınmış, tam ve bütünlüklü varlıklar üretileceğini söylemeden geçmek de olmaz. Bile bile kör insanlar üretmek nasıl ki ahlaksızlıksa, duygusal sakatların üretilmesi de öyledir.

Hatta dişiler bile niye üretilsin ki? Neden gelecek nesiller olsun? Bunların amacı nedir? Yaşlanma ve ölüm bertaraf edildiğinde neden ürenilsin? Biz öldükten sonra ne olacağını niye umursayalım? Bizi takip edecek bir genç nesil olmaması neden umurumuzda olsun ki?

Olayların doğal akışı ve toplumsal evrim, zaman içinde dünyanın tamamen dişiler tarafından denetlenmesini ve bunun bir sonucu olarak erillerin üremesinin son bulmasını ve nihai olarak, dişilerin üremesinin de son bulmasını getirecektir.

Ama SCUM sabırsızdır, gelecek nesillerin mamur olacağı fikriyle teselli bulmaz; SCUM kendisi için de bir parça heyecanlı hayat ister. Ve eğer kadınların büyük bir çoğunluğu bugün SCUM olsaydı, emek gücü içinden çekilebilir ve böylece bütün ulusu felç ederek birkaç hafta içinde bu ülkenin denetimini tamamen ellerine geçirebilirdi. Bunu dışında, tek bir tanesi bile ekonomiyi ve başka her şeyi dağıtmaya yetecek ek önlemler şunlardır: kadınların kendilerini para sistemi dışında tanımlamaları, satın almamaları ve sadece yağmalamaları, istemedikleri yasalara uymayı reddetmeleri. Polis gücü. Ulusal Muhafızlar, Ordu, Donanma ve Bahriye bir araya gelse bile nüfusun yarıdan fazlasını kapsayan bir isyanla baş edemez, özellikle de bu muhtaç oldukları insanların isyanı olunca.

Eğer bütün kadınlar, erkekleri terkedip onlarla herhangi bir biçimde ilgilenmeyi reddederse -herhangi bir biçimde, bütün erkekler,- hükümet ve ulusal ekonomi tamamen çökecektir Erkeklere üstünlüklerinin ve onlar üzerindeki güçlerinin farkında olan kadınlar, erkekleri terketmeksizin bile, birkaç hafta içinde her şeyin denetimini ellerine alabilir ve erillerin dişilere tamamen tabi olmasım sağlayabilir. Aklı başında bir toplumda eril itaatkâr bir biçimde dişiyi takip eder. Eril uysaldır ve kolay yönlendirilebilir, kendisini egemenliği altına almaya talip olan herhangi bir dişinin egemenliğine açıktır. Aslında eril çaresizce, dişiler tarafından yönlendirilmeyi ister. Annenin ipleri eline almasını ve kendisini, onun ilgisi için yok saymak ister. Ama içinde yaşadığımız toplum aklı başında değil, birçok kadın, erkeklerle ilişkilerinde nerede durduğu konusunda en ufak bir fikre bile sahip değil.

O yüzden de çelişki dişilerle eriller arasında değildir -SCUM'la, yani egemen, emniyetli, kendine güveni tam, berbat, vahşi, bencil, bağımsız, gururlu, heyecan peşinde, bildiğini okuyan, küstah ve kendisini, evreni yönetmeye layık gören, bu "toplum"un sınırlarına kadar Özgürce gitmiş ve onun sunabildiklerinin ötesinde bir şey aramaya hazır olan dişilerle- tatlı, edilgen, kabul eden, "yetiştirilmiş", terbiyeli, vakur, tabii bağımlı, korkutulmuş, akılsız, güvensiz, onay arayan, Babasının Kızları, ki bunlar bilmedikleri şeyle baş edemez, sırf tanıdık diye lağımda kulaç atmaya hazır ve orangutanlarla takılmaya razıdır; yalnızca Koca Babanın yanında kendilerini güvende hissederler, onları yönlendirecek güçlü kocaman bir adam olsun, Beyaz Saray'da da şişko kıllı bir surat otursun; içleri rahat eder; bir erkeğin, Babanın ne olduğu gerçeğiyle yüz yüze gelemeyecek kadar korkak ve bir domuzla sofraya oturmaya hazırdırlar ve kendilerini hayvansılığa uyarlamışlardır, kendilerini onunla çok rahat hissederler ve başka bir "hayat" tanımazlar; zihinlerini, düşünce ve bakışlarını eril düzeye indirmişlerdir; sağduyu, hayal gücü ve zekâ yoksunudurlar o yüzden yalnızca eril bir "toplum"da değerleri olabilir, güneşin altında, daha doğrusu bataklıkta, rahatlatıcı,ego-şişirici ve damızlık olarak işlev görürler, öteki dişiler onları kendilerinden görmeyip dışlar, eksikliklerini, erilliklerini başka dişilere yansıtır ve dişiyi bir böcek gibi görürler.

Ama SCUM, milyonlarca götün yıkanmış beyinlerinin kendine gelmesini bekleyemeyecek kadar sabırsızdır. Harika kadınlar neden sıkıcı erillerin hızına ayak uydurmak zorunda? Şahane ve salak olanların kaderi neden iç içe geçmiş olsun ki? Aktif ve hayal gücü geniş olan, sosyal politikalarla ilgili olarak, neden edilgen ve sümsük olana danışsın ki? Neden bağımsız olan, dayanacak Babaya ihtiyaç duyan bağımlıyla birlikte lağımın yolunu tutsun ki?

Bir avuç SCUM, sistemi, sistemli bir biçimde becererek, mülke seçici bir biçimde zarar vererek ve cinayet aracılığıyla bir yıl içinde ülkeyi eline geçirebilir:


Kendi içine kıstırılmış olan eril tamamen benmerkezcidir ve başkalarıyla empati kurmaktan ya da özdeşleşmekten, aşktan, dostluktan, şefkat ve muhabbetten tamamen âcizdir. Başkalarıyla ahenk içinde olmaktan âciz, tamamen yalnız bir birimdir. Herhangi bir konuda zihniyle değil midesiyle cevap verir; aklı, ihtiyaç ve güdülerinin hizmetinde bir aletten başka bir şey değildir; zihinsel tutkudan, karşılıklı zihinsel etkileşimden âcizdir; kendi fiziksel duyuları dışında herhangi bir şeyle ilişkilenemez. Haz ya da mutluluk alıp vermekten âciz, yarı-ölü, sorumsuz bir topaktan ibarettir; netice itibarıyla, en iyi halinde bile, can sıkıntısı ve zararsız bir lekeden ibarettir, çünkü yalnızca başkalarını özümseyebilme kabiliyeti olanlar tatlı olabilir. Eril, insanlar ve goriller arasında bir alacakaranlık kuşağında kıstırılmıştır ve gorillerden çok daha kötüdür çünkü geniş bir olumsuz duygular dizisine sahiptir -nefret, kıskançlık, hor görme, tiksinme, suç, utanç, şüphe- ve üstüne üstlük ne olup ne olmadığının da farkındadır.

SCUM gizli işsiz gücün yani becerme gücünün mensubu olacaktır; çeşitli işlere girecekler ve çalışmayacaklardır. Örneğin SCUM tezgahtâr kızlar, sattıkları malların karşılığını almayacak, SCUM telefon operatörleri çağrıları bağlamayacak; SCUM büro ve fabrika işçileri işlerini düzmenin yanı sıra gizlice alet edevata zarar verecek.

SCUM atılana kadar işyerinde çalışmayacak sonra da çalışmamak üzere yeni bir işe girecektir.

SCUM otobüs şoförlerini, taksi sürücülerini ve metro jetonu satıcılarını zorla işlerinden uzaklaştıracak ve otobüsleri ve taksileri bedava sürüp kamuya bedava jeton dağıtacaktır

SCUM bütün gereksiz ve zararlı nesneleri imha edecektir -arabalar, dükkân vitrinleri, "Büyük Sanat" vb.

SCUM, nihai olarak radyo ve TV kanallarının bütün dalgalarını ele geçirecektir. Bunu, SCUM'ın verici stüdyolara girişine direnen bütün radyo ve TV çalışanlarını zorla işlerinden uzaklaştırarak yapacaktır.


SCUM çift-ayırma yönüne gidecektir, yani gördüğü her yerde karma (dişi-eril) çiftleri ayıracaktır.


Selamete ulaşmak için kendi içinize bakmak, göbeğinizde yoğunlaşmak gibi Bırakan İnsanların inanmanızı istediği şeyler çare değildir. Mutluluk dışınızdadır, başkalarıyla alış verişte bulunarak sağlanır. İnsanın amacı kendi içine gömülmek değil kendini unutmak olmalıdır. Yalnızca birincisine gücü yeten eril, tedavisi mümkün olmayan bir hatayı, bir erdeme dönüştürür ve kendi içine gömülmeyi yalnızca iyi bir şey olarak sunmakla kalmaz, onu Felsefi İyi olarak sunup bir de üstelik derin olduğu için prim yapar.

Erkek Dograma Cemiyeti Manifestosu - Valerie Solanas