.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

10/10/2016

Yalnızlık Sirki



I

Kendini çekilmez kılmayı bilmeyen kimse yalnızlığına göz kulak olamaz.


Sadece, canım isteyince ölmek elimde olduğu için yaşıyorum: İntihar fikri olmasa, kendimi çoktan öldürmüş olurdum.


Sağlığımızın harap olmasına bir katkıda bulunmayan kuşkuculuk, zihinsel alıştırmadan başka bir şey değildir.


Yoksunluğun içinde bir tiran hırçınlığı beslemek, içe atılmış bir zalimliğin altında soluksuz kalmak, kendinden nefret etmek; katledecek emir kulu, korku salacak imparatorluk noksanlığından, fakir bir Tiberius olmak...


Ümitsizlikte öfke veren şey, haklılığı, besbelliliği, "belgelere dayanmasıdır: röportaj gibidir. Aksine, ümidi inceleyin; sahtenin içindeki cömertliğini, dillendirme düşkünlüğünü, olayı reddedişini: bir sapıtmadır, bir kurmacadır. Hayatın da kaynağı bu sapıtmadadır ve bu kurmacayla beslenir.


Sezar mı? Don Kişot mu? Kendimi beğenmişliğimin içinde, ikisinden hangisini örnek almak istiyordum? Önemi yok. Olay şu ki bir gün, uzak bir diyardan, dünyayı fethetmek için yola çıktım; dünyanın bütün tereddütlerini...


Bir çatı katından kente göz attığımda, orada kilisenin âyin eşyalarına bakmakla muhabbet tellallığı yapmak aynı derecede şerefli işlermiş gibi



Düşmanlarımızı seçmeyi bırakıp elimizin altındakilerle yetinmeye başladığımız zaman artık genç değiliz demektir.


Bütün kinlerimiz, kendimizin altında kalmış ve ona kavuşamamış olmamızdan gelir. Bu yaptıklarından dolayı ötekiler'i hiçbir zaman affetmeyiz.


Belirsizlik içinde sürüklenedururken, en ufak kedere bir cankurtaran simidi gibi yapışırın.


Akli dengesi bozuk olanların sayısını birkaç misline çıkarmak, zihinsel özürleri vahimleştirmek, şehrin her köşesinde akıl hastahaneleri inşa etmek mi istiyorsunuz?

                 Sövme'yi yasak edin.

                O zaman, kurtarıcı faziletlerini, tedavi işlevini, yönteminin psikanaliz karşısındaki, Doğu jimnastikleri ve Kilise karşısındaki üstünlüğünü anlarsınız; özellikle de içimizden çoğunun, ne cani ne deli olmasını onun harikalarına ve her anlık yardımlarına borçlu olduğunu...


Öyle bir hayran olma kapasitesiyle doğarız ki başka on gezegen bunu tüketemezdi — yeryüzü bu işi tek başına başarır.


Gününü mucizelerle doldurmaya kararlı keramet sahibi biri olarak kalkmak, sonra da akşama kadar temcit pilavı gibi aşk ve para sıkıntılarını ortaya sürerek dönüp dolaşıp yatağına devrilmek...


İnsanlarla görüşe görüşe sinir hastalıklarımın bütün tazeliğini yitirdim.


Avamı, hayal kırıldığına uğramayı reddedişi kadar hiçbir şey ele vermez.


Cebimde tek kuruş olmadığında, Japon Budizmi'ne göre bilgenin dünyanın üstesinden gelmek için aşması gereken safhalardan biri olan sesli ışık göğü'nü hayal etmeye çabalıyorum — belki paranın da üstesinden gelmek için, diye ekleyebilirim.

Burukluk