.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

2/01/2012

Pençe Defteri'nden



1
iki hafif şiir yazdım sabah
boşlukta iki ağır küpe


2
Masamdan, garsonun tak diye bıraktığı
fincanı terk edip yükseliyor kahvenin kokusu


3
Şarabın rengi Hayyam.
Kılıcın rengi kan.
Bir söğüt görmüştüm,
Rengi koynuna girdiğim
kadın.


4
Sigaranın dumanı
Benden uzar gider o eski,
Unutulmuş Kızılderili türküsü


5
Tenim başıboş
Bakışım kömür,
Sırtımdan yokuş aşağı
Poyraz.


6
Sizin ışığınız kıvrak.Gecenin içinde
Onca renk, onca karanlık,sızdınız
Her şeyin arasından geldiniz,
Dokundunuz,kendinize kattınız.
Sizin ışığınız, esriğinden beri kırık.


7
yazıysa yanlış yazılmış
sözse besbelli yanlış söylenmiş
yanlış duyulmuş
gözse kör: Gecenin dibine baktım,
herkese karanlıkta görünen
bana erişmedi.


8
yaşarken mutlaka yarım bırakmalı bazı şiirleri insan


9
peşpeşe şemsiyeler geçiyor, pencerenin önünden. Bir tanesi
duruyor birden, etrafında dönüyor, iri bir damla hızla akıp düşüyor
ucundan. Sonra gidiyor -quasi presto


10
bulamadı kimse kapısını uykumun,
kendim kendimde öylesine kilitlemişim.


11
Masanın üstünde boş bir su bardağı, bardağın hemen önünde iki üç
nefesiik, düşmüş, düşüp öylece kalmış sigara külü,külün arkasında
kendisinden az büyük gölgesi.


12
kozalak
sizi kış kendinize kapatmış.


13
Uykumun dibinden söküp aldım sizi.
Bir görüntü olsaydınız görürdüm ışığınız,
bir ses olsaydınız işitirdim titreşiminiz.
Bir sanıydınız ama inanmaya hazır
Olduğum an varlığınıza döndünüz gerisin
Geri gittiniz,upuzun,tıpkı geldiğiniz.


14
Gece,koyu ve pıhtılaşmış bir kan gölü gibi artıyor durmadan.


15
birden hızlanıyor yukarıda rüzgar,katıyor
önüne üst üste yığılmış bekleyen bulutları,
sürüklüyor onları Doğu'ya doğru. Aşağıda
her şey dindin ve kıpırtısız oysa:Ördekler
gölün yüzünde birer durgun leke, dolaşmıyor
tek fısıltı olsun ağaçların dalları arasında,
yalnızca yaşlı,kamburu çıkmış bir adam
ilerliyor ıslak renklerinin içinde tablonun.


16
Kemandan tek bir tel ayırın.