.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

1/17/2011

Deliler ve Hücre Arkadaşları adlı şiirden seçmeler




Ben, delirene kadar, bir mahkûm olmalıyım. Çünkü mahkûm kıyafeti giydiğim, değil mi?

Us, özgür değil. Ama usun içine doğduğu sistem özgür; sistem öylesine özgür ve us da öylesine özgürlük yoksunu ki, sistem ve us bir sona doğru yaklaşıyor.


Vicdanımdaki kahpe musluk,
kamburumu ısıran bu kalabalık.
Bu ayakkabılar, bu eski püskü ceket çileden çıkarıyor beni.

Kulüp dansçıları, çığırtkanlar, haydutlar, muhbirler
kamunun cilalı siyah çizmesinde.


Devlet kadir-i mutlaktır, sen zayıf düşmüşken acıyla.
İktidar ve üniforma aynıdır birbirinin.
Ağzını kapalı, aklını denetimde tut,
Yürü, uğrumuza hiç kimsenin kesmeyeceği ormanlar içinde.


Düşünmeye olan bağımlılığın sonuçlarından hareket edersek, bizi geride bırakmaksızın gerileten anlam sorununa varmış oluruz.


Berraklık, en büyük çaresizliğin en büyük berraksızlığa öykündüğü yerde varlık bulur.


Kendine hükmedebilen insanın her şeye hükmetme hakkı vardır. Yine de hiç kimsenin kendine hükmetme hakkı yoktur.


Ayaklarım düşünür, aklım yürür.
Baştan aşağı bu dünya, geçemez
ötesine çürümüşlüğün.
Ve kentin bizzat kendidir katil.


Gözlerimde yasanın kasırgası çakıyor
ısırgan ve keskinliği olan.
Ben kendimin köpeğiyim ve sen sadece eşlikçimsin
şehvetin hücresine kadar takip ettiğim.

Sen ne çeşit bir şarapsın, sidik efendim?

Thomas Bernhard
Çeviren: Hasan Ağan