.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

4/26/2011

Neye Dokunsan




eski bir New Orleans pansiyon odasında elbiselerini giyerdin, 
sen ve depocu çocuk ruhun, 
sonra küçük yeşil el arabanı iterek senin 
farkında bile olmayan tezgahtar kızların önünden 
geçerdin, minik ve dikdörtgen beyinleri ile daha 
büyük şeylerin düşlerini kuran 
kızların. 

ya da Los Angeles, yedek parça fabrikasındaki 
sevkiyat memurluğundan dönüp asansörle 312 numaraya 
çıkar ve akşamın altısında yatağa uzanmış sarhoş 
bulurdun kadını. 

onları seçmeyi bilemedin hiçbir zaman, artıkları, 
kaçıkları, alkolikleri, hapçıları buldun hep. 
belki de bulabileceklerin onlardan ibaretti, onların da 
bulabilecekleri senden. 

barlara takılıp başka kaçıklar, alkolikler, 
hapçılar buldun. topuklu ayakkabıların içindeki 
bir çift zarif bilek aklını başından 
almaya yeterdi. 
yayların üstünde hoplayıp zıpladın onlarla 
hayatın sırrını 
keşfetmişcesine. 

sonra tezgahtar Larry'nin koca göbeği ve minik 
gözleri ile yanına geldiği gün vardı, sürekli 
ıslık çalardı Larry. 

ıslığı kesip sen devkiyat masasında çalışırken 
başına dikilmişti. 

sonra sallanmaya başlamıştı ileri geri, böyle bir 
alışkanlığı da vardı, sen çalışırken başına 
dikilip sallanır ve seni seyrederdi, şu şakacı 
tiplerden biri, bilirsiniz, 
ve gülmeye başlamıştı, sen akşamdan kalma ve 
traşsızdın ve yırtık bir gömlek vardı üstünde. 

'ne var, Larry? ' diye sormuştun. 

'Hank, neye dokunsan boka dönüyor! ' demişti. 

tartışacak birşey yoktu.