.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

6/26/2011

Akşam delisi



bütün oyunlar bitti-bir sen kaldın yalnızlığımda
bir başka dünyadayım artık-beni çocuklar bile anlıyor
yıktım boğaları bir bir-bana gül atma yıkıldım
ne yapsam ne etsem nasıl boğsam öz çocuğumu
git-ona git-çek gözlerini-ben yorgunum yokluğuna

bilsen ne güzel yokluğuna
parmaklarımda o hiç kurtulamadığım acı uğultu
yokladım kapıları tek tek-dönüp ülkene düştüm
bilsen ne güzel düştüm
tatlı bir kıpırtının ötesindesin
çocuksu korkularını giyiniyorsun
yaralı bir temmuz ikindisisin
hırçın sularıma iğilmiş

ben akşam delisiyim-çok yönlü duraklarda hızlıca sular
bütün müzikler susar-renkler ölür-bir sen kalırsın yalnızlığımda çevreler göçer-yüzler eskir-bir sen kalırsın yalnızlığımda
mahpusların ilk gün şaşkınlığı bu benim senden yıkılmışlığım
bilsen ne güzel yıkılmışlığım
git -ona git-ben yorgunum yokluğuna

bu benim en güzel yenilmişliğim
bilsen ne güzel yenilmişliğim
sana sesler getirsem tanımadığın
ürpertiler getirsem yaşanılmamış
sana seni getirsem yitiklerinden
ikimiz el ele bir yola düşsek
herhalde büyük işler yapabilirdik

ay serilir-bir eski tablo değer gözlerime-ölürüm
kötü noktada düştüm-ben senin yasak ülkene düştüm
bilsen ne güzel düştüm
sen belki o değilsin sen çok saraylardasın şimdi
o güzel çizgilerinde hoyrat parmakları aptallıkların
hep yumruk oluyorum-kahroluyorum-o sömürge gözlerin
bir kavgadan bir kavgaya o sömürge gözlerin
git -ona git-çek gözlerini-ben yorgunum yokluğuna
bilsen ne güzel yokluğuna

beni böyle darmadağınık düşünüyorsan
gözlerine dolanıp dolanıp düşüyorsam
yeniksem yıkılmışsam çıldırıyorsam
çok yalnızım seni alıp götürüyorlar
seni benden parça parça götürüyorlar
suyumu aranıyorum mayın tarlalarında