.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

6/27/2011

Keder gibi ödünç



Kağıttanmış kederi kelimelerin
boşluğun acısı cümleden ince

ağacın kederi yapraklarından
aşklar yerle bir oluyor gazelden önce

Yağmurun kederi mırıldandığı şeyler
ahşap hanesine bir yetim düşünce

Kiracıya benziyor aşkın kederi
yerleşmeden çıksa evsiz
yerleşip kalsa yersiz

benim şiirden başka kederim yoktur

- şiirde tren yok
bu ne kederdir?


* öleceği zaman hayvanlar gibi
saklanmak istiyor ya insan
saklanacak bir yeri olmalı
aşka, çocukluğa, anneye, şiire
ve eksik ölür insan

* suyu görünce taşmak istiyor
onun bir bardağı var benim hiç kimsem
...
Bir dize daha olacaktı burada ama
aklım suya gitti, unuttum

* gözler var aramızda
Hasan'ın gözleri
Selahattin'in gözleri
Ece'nin gözleri
Seyhan'la konuştuk da
Ece gibi bakmış sana doğru
onun babası da
' beni bırakma' der gibi
çocukluğuna baktı babam da

Gözler dolaşıyor ruhumuzda
çarpmayın bakarken
kırmayın geçerken
o gözler bizim şiirimiz
sıcacık ekmeğimiz
ta çocukluktan kalma
o gözler hem çocuk hem baba

*
anne ağladığında gördüm
çocuğun büyüdüğünü
hayvan ağladığında
ağacın küstüğünü duydum

Dağlar dikine gidiyor
bunda bir his var

*
Hangi yalana inanacığını şaşırdıkça
yalnızca inanmaya inanıyor insan
ve hiç bir yalan kalmıyor sonunda
herşein gerçek olduğundan başka

* Eski yazıda;
'yüz' yazmak resimdi
'göz' yazmak aşk
ve şiir derlerdi ' söz yazmaya'
öyleyse bir ilgisi olmalı
'güz' yazmanın kalple
ve 'yaz' ı çocuklukla
yazmanın

*
Sabah çok zordur
şiirden de zor

*
Bir gülü taşıyamadım dostuma şımarır diye

(Keder gibi ödünç / yasakmeyve)