.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

12/08/2011

kırmızı pelerinli kent




"rahat koltuğuna gömülmüş ve dünyanın en risksiz işine, okumaya dalmış, kentli, iyi eğitimli, hiç açlık sanrısı görmemiş birine açlığı hangi sözcüklerle betimleyebilirdi? kimin sözcükleriyle?"

"açlıktan ölmek üzereydi. gövdesi ruhuna ihanet etmiş, son yediğini geri yollamıştı. gücünün son kırıntısıyla kendi kusmuklarına uzanmaya çalışıyordu. yeniden, bir kez daha yiyebilmek için.



herkese anlatmak zorundayım. gırtlağıma takılıp kalan çığlığın bedeli ödenmeli. dakikalar boyu onu seyredip hiçbir şey yapmadan yoluma devam ettiğim için lanetlendim ben.yapılacak bir şey olmadığı için,bir kaşık bulup ona kusmuğunu yediremediğim için, bütün büfeler kapandığı, zaten bir poğaça fazlasıyla geç kalmış olacağı için, çantamdan bir silah çıkarıp bu acıyı sona erdiremediğim için... ona verebilecğim ne vardı?yoluma devam ettim çünkü kendime bir misyon yüklemiştim. kendi ölümümü erteleyecek bir gerekçe...

oysa şu an önümdeki beyaz boşluğa sıraladığım harflere bakıyorum, o adamı göremiyorum. onu anlatacak bir dilden yoksunum henüz. yeterince güçlü, yeterince gaddar, yeterince merhametli değilim. yeterince aç kalmış değilim. sözcükler ona yaşamını geriz veremez, ama en azından adını iade edebilir: o bir insan dı.


birden bire çok tuhaf bir duyguya kapıldı; sanki kendi cümleleri ansızın yazarlarına doğru dönmüş,onu izlemeye başlamışlardı. kalemini kaptı, sayfanın üzerine dev bir çarpı işareti attı. bir tek cümle yazdı sonra:

kendimi olduğumdan daha büyük göstermek için yazıyorum; çünkü... çok, çok küçüğüm."