.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

1/18/2012

Parfümün Dansı




Tom Robbins hak ettiği üne tam olarak kavuşmuş olamsa da, eserleri yayınlanan en parlak yazarlardan birisi. Şimdiye kadar yazdığı en iyi roman olan Parfümün Dansı, evrenin esansı ve onun beceriksiz ve bihaber ellerde nasıl da sonsuza dek uzaklara doğru yavaşça süzüldüğüyle ilgili zorlayıcı bir hikaye. Bu çarpıcı şekilde sıradışı hikaye iki farklı zamanda geçiyor- günümüz ve geçmiş zaman. İnsanlar, yerler ve olayların hepsi birbirinden ayrılamaz biçimde pancar özünde yapılan bu esans ile birbirine bağlanmıştır. Olaylar Fransa''da bir parfüm dükkanında, düzensiz bir bilimkadınının New Orleans''taki Amerikan tarzı dairesinde, ve dünyanın 600 yıl önceki halinde geçiyor. Çünkü 700 yıl önce Alobar isminde bir kral ilk yaşlanma belirtisinde ölme geleneğini uygulamamyı seçiyor, ve buluşları hala modern dünyayı sarsmaya devam ediyor. Ölümü aldatmanın, sonsuza kadar genç ve dayanıklı olmanın bir yolunu buluyor ve insanlar yaşsız vücudunundan şüphelenmeye başlamadan kasabadan kasabaya taşınıyor. Yolunun üstünde esansın şişesinin üzerinde yüzü bulunan Pan adında bir tanrı keşfediyor. Alobar''ın yolculuğu sonunda onu sadece Kudra (bir başka, ve o zamanlar tek, ölüm geleneğine boyun eğmeyen kişi) ile değil, aynı zamanda bir süreliğine şişenin sahibi olan ve umutsuzca parfümdeki üst notayı deşifre etmeye çalışan (ama birileri etrafına gizemli bir şekilde pancarlar bıraktığı halde bunu başaramayan) düzensiz bilimkadını Priscilla ile de tanışmaya götürüyor. Parfümün Dansı zengin manzara betimlerine sahip ve sizi zaman zaman gülmekten öldürüyor. Bu kitap canlı bir hayalgücü olan, zihnini yaşlanmaya karşı alternatiflere ve evrenin özünü ele geçirmeye açık tutan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.

 ....

Doğduğumuz zaman yuvarlak saf bir yüzümüz vardır. İçimizde evren bilincinin kırmızı ateşi yanar durur. Ama yavaş yavaş bizi, ana babalar yer, okullar yutar, sosyal kuruluşlar emer, kötü alışkanlıklar eritir, yaş ise tüketir. Sindirildiğimiz zaman, tıpkı ineklerdeki gibi altı mideden geçtiğimiz zaman, pis bir kahverengi tonunda çıkarız.
Pancardan almamız gereken esas ders şudur: İnsan yanağındaki ilahi renge, içindeki doğal pembeliğe sarılmalı; yoksa kahverengiye dönüşür.

Aşkla mantığın farkı şudur:
Aşkın gözünde bir kurbağa pekala prens olabilir. Oysa mantıkçının analizinde, aşığın önce o kurbağanın prens olduğunu kanıtlaması gerekir ki bu girişim nice tutkunun pırıltısını köreltmeye yeter.

- alobar yaşlanan vücudunun kokusunu burnuna çekerken bilinci tümüyle yerindeydi. evet, koklayabiliyordu onu. mahkumiyetinin birinci yılında hiç yaşlanmamıştı. vucüdu bin yıllık ölümsüzlük uygulamalarının etkisindeydi hala. soluma tekniklerinin dışında, diğer teknikleri uygulayamıyordu cezaevinde. derken günlerden bir gün, hücre bankaları bağışıklık hesabındaki fonların tükendiğini, on beş aydır yeni yatırım da yapılmamış olduğunu bulguladılar. dna teftiş yapılmasını istedi. alobar'ın hesaplarında rakamlarla oynanmış olduğu saptandı. adam zimmetine en azından dokuz yüzyıl geçirmiş durumdaydı.

dna çileden çıkıp tazminat istemiş olmalı ki, alobar'ın tuzlu biberli saçları bir hafta içinde bir sodyum kayasına dönüştü. göz altlarına kırışıklar doldu, kendilerine siper kazdılar, telsiz çekip takviye kuvvet istediler. birileri eklemlerinde çimento karmaya başladı.

dokuz gezegenimiz arasında satürn neşeli olanıdır. ağaçlarımız arasında da komedyen olan palmiyedir. kuşlardan palyaçoluk, ördeğin tekelindedir. meyvelerden ve sebzelerden, domates, shakespeare'in ödlek palavracısı falstaff'ı oynayabilir. şakacı olan muzdur. ama hamlet ya da macbeth rolü için pancar biçilmiş kaftandır.