.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

2/09/2012

Delilik




portakal-sarı bir hücreye kapattılar beni. bir cumartesi aksamüstüydü. hücremin
penceresinden disarda
yürüyen insanlari görebiliyordum, ne kadar sanslıydilar! sokagın karsı tarafinda bir plakçı vardi,kolonlardan bana dogru müzik yayını yapıyorlardı, hersey o kadar özgür ve rahat
görünüyordu ki dısarda.
ne yapmıs olabilecegimi düsünüp duruyordum, ağlamak istiyor ama ağlayamıyordum. hüzünverici,
hastalıklı bir durum, hastalıklı hüzün, kendini daha kötü hissedememe durumu, biliyorsunuz
sanırım, arada
sırada herkesin kapıldıgı bir his. ben biraz fazla kapılıyorum, çok fazla.
Moyamensing Cezaevi eski bir satoyu andırıyordu, iki büyük tahta kapı beni içeri almak
üzere açıldı, bir
hendekten geçmemis olmamiz beni sasırtmıstı.
muhasebeci kııiklı sisman bir adamla aynı hücreye koydular beni.
adım Courtney Taylor, dedi. bir numaralı halk düsmanıyım.
neden buradasın? diye sordu.
(hücreye girmeden önce sorduğum için artık cevabı biliyordum.)
asker kaçağıyım.
burada iki şeye tahammül edemeyiz: asker kaçaklarına ve teshirci-lere.
hırsızlar arasında şeref, ha? ülkeyi güçlü tutun ki soyabilesiniz.
biz yine de asker kaçaklarından hoslanmayiz.
aslında suçsuzum, taşındım, askerlik şubesine yeni adresimi bildirmeyi unutmusum,
postaneye bildirmistim
ama. bu kasabadayken St. Louis'den askeri muayene için basvurmami söyleyen bir mektup
aldim, onlara
St. Louis'ye gidemeyeceğimi, beni burada muayene etmelerini yazdim, beni tutuklayip buraya
getirdiler,
anlamiyorum: askerden kaçmak isteseydim onlara adresimi bildirmezdim.
senin gibiler hep suçsuzdurlar, masal anlatma.
ranzama uzandim.
gardiyanin teki geldi.
KALDIR KIÇINI O YATAKTAN! diye bagirdi bana.
kaldirdim asker kaçagi kiçimi yataktan.
kendini öldürmeyi düsünüyor musun? diye sordu Taylor bana.
evet, dedim.
su ampulü tutan kabloyu asagi çek. kovaya su doldurup ayagini içine sok. ampulü çikarip
parmağını suya
sok. çıktın buradan.
uzun süre baktim o kabloya.
tesekkür ederim, Taylor, çok yardim seversin.

syf: 12 - 13