.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

5/31/2012

doğumunuz, hayatınız boyunca düzeltmeye çalıştığınız bir hatadır.



 - ayna ayna söyle bana; benden güzeli var mi dünyada? kötü kalplı kraliçe, pamuk prensesin oyununu oynadığı için salağın tekiydi. belli bir yaştan sonra kadınların farklı iktidar alanlarına kaymaları gerekir. örneğin para ya da silah. sevdiğim hayatı yaşıyorum diyorum kendi kendime ve yaşadığım hayatı seviyorum. kendi kendime şunu söylüyorum: bunu hakettim. aynen böyle olmasını istemiştim.

 - en iyisi savaşmaktan vazgeçmektir, bırak gitsin. sürekli bir şeyleri düzeltmekten vazgeç. bir şeyden ne kadar çok kaçarsan o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin. ''yapmak istediğin şeyi yapma'' yapmak istemediğin şeyleri yap. sana istememen gerektiği öğretilmiş olan şeyleri yap.''
saadetin peşinden gitmenin tam aksi.
 seni en çok korkutan şeyleri yap.

 - hayatı doğru düzgün yaşamak için eğitilmişiz biz. hata yapmamak için. ne kadar büyük bir hata yaparsam, o kadar kurtulma ve gerçek bir hayat yaşama şansım olacağını fark ettim.

 - moda olan ürünler çirkinleştikçe, onları daha güzel gösterebilmek için daha beter yerlerde poz vermek zorunda kalıyoruz. araba mezarlıkları. mezbahalar. lağım arıtma tesisleri. kıyaslandığında daha iyi görünmek için kendine çirkin nedime seçme taktiğinin aynısı. ındustry blucinleri için çekim yapsaydık, ölüleri öperken poz vermemiz gerekeceğinden eminim.

 - izleyici olmadan histeri krizi geçirmek imkansızdır. insanın kendi başına paniğe kapılması, boş bir odada kendi kendine gülme krizine tutulmasıyla aynıdır. insan kendini gerçekten aptal hisseder.

 - gelecek ne zaman vaat olmaktan çıkıp bir tehdit unsuru haline geldi?
kendinizi sürekli olarak dönüştürüp kullanışlı hale getirmelisiniz.
kimden nefret edeceğimizi bilemediğimiz zaman kendimizden nefret ediyoruz.

 - binlerce kilometre geçtik, bir sürü farklı insan kılığına girdim ama hikaye aynı hikaye.tek başına gülerken neden kendini salak gibi hisseder insan,sonra genellikle kendini ağlarken bulur?nasıl olur da sürekli değişime uğrarken, hala aynı ölümcül virüs olabilir?

 - eğer özgür iradeniz olduğuna gerçekten inanıyorsan, tanrının bizi aslında kontrol edemeyeceğini de bilirsin. madem tanrı bizi kontrol edemiyor,o halde tek yaptığı bizi izlemek ve sıkılınca da kanalı değiştirmek...

 - şimdiden önce,şimdiden önce,şimdiden önceki herşey yanımda taşıyıp durduğum bir hikayeden ibaret. sanırım bu durum dünyadaki herkes için geçerli.benim yeni bir hikayeye ihtiyacım var...

kafamdaki moda fotoğrafçısı bağırıyor:
bana öfke ver.
flaş.
bana intikam ver.
flaş.
bana toptan ve tamamen haklı çıkarılmış cezalandırma ver.
flaş.

 - normal değilim ama gay de değilim” . “biseksüel değilim. etiketlerin dışında bir şey istiyorum. tüm hayatımın tek bir kelimeyle anlatılabilmesini istemiyorum. bir hikayeden ibaret olmasını. bilinmeyen bir şey bulmak istiyorum, haritada olmayan bir yer gibi. gerçek bir macera istiyorum.

 - bir insanı ne kadar çok severseniz sevin, kanı size doğru akmaya başladığında geri çekilirsiniz.
doğumunuz, hayatınız boyunca düzeltmeye çalıştığınız bir hatadır.

 - 'bizim dilimizin bir ürünüsün', 'kanunlarımızın ve taptığımız tanrının istediği gibi bir ürünsün. senin her bir molekülün senden önce milyonlarca insan tarafından düşünüldü' 'yaptığın her şey sıkıcı ve modası geçmiş olabilir ama yine de kesinlikle kabul edilebilir. güvendesin çünkü kendi kültürüne sıkışıp kalmışsın. tasarladığın her şey iyidir çünkü onu sen tasarladın. herhangi bir kaçış yolu tahayyül edemiyorsun. çünkü hiçbir çıkış yolu yok'
'dünya'  senin hem beşiğin, hem de kapanın.'

- milyonlarca lanet olası moda değişimi geçirip yine de kendimden kurtulamıyorum.

- benim yeni bir hikayeye ihtiyacım var.benim kendimi koruyamayacak kadar büyük bir sıçış yapmaya ihtiyacım var.

- nasıl bir arabanın görünüşünden sorumlu değilsen,kendi görünüşünden de sorumlu olmadığını bilmen yardımcı oluyor. sen de en az bir araba kadar ürünsün.bir ürünün, ürününün, ürünü.arabaları, dizayn eden adamlar da birer ürün.senin ailen bir ürün. onların ailesi de birer üründü.öğretmenlerin, ürün. kilisedeki papaz, başka bir ürün.

- dünyadan kaçamazsın ve nasıl göründüğünden de sorumlu değilsin.;ister çok güzel görün, ister bok gibi. hislerinden, sözlerinden, davranışlarından, veya yaptığın herhangi bir şeyden sorumlu değilsin. bunların hiçbiri senin elinde değil.

- gerçekleri gözden geçiriyorum ve çok moral bozucu olduklarını farkediyorum.

- hemen her seferinde kendinize birini sevdiğinizi söylerseniz ama aslında onu sadece kullanıyorsunuzdur. bu aşk gibi görünür.

- seni seven kişiyle , senin sevdiğin kişi asla aynı insan değildir.

- ve seth’in ölmesini istiyorum. ölmekten beter olmasını, şişmanlayıp suyla şişmesini,kendine olan güveninin kaybolmasını, ve duygusallaşmasını istiyorum. seth beni istemiyorsa bende onu istememek istiyorum.

- dünyadaki en sıkıcı üçüncü şey ise pişmanlıklarla dolu boktan geçmişinizdir.


şunu unutmayın ki, harikulade bir vogue dergisinde olduğu gibi, atlanılan sayfaları ne kadar yakından takip ederseniz edin: devamı bilmem kaçıncı sayfada.ne kadar dikkatli olursanız olun, hep bir şeyleri kaçırmış gibi hissedeceksiniz; sizi derinden etkileyen, tamamını tecrübe edemediğinizi söyleyen o berbat his. dikkat kesilmeniz gereken dakikaları hızla geçmenizin yarattığı o zavallı duygu hep kalbinizde olacak.
yani o hisse alışsanız iyi olur. günün birinde tüm yaşamınız bu histen ibaret olacak çünkü.

nvisible monsters / chuck palahniuk