.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

11/23/2014

umutlu değilim ama umutsuzluğu yendim.



sonra yanmayan lamba
kalkamamak yürüyememek
yalnız alt ve üst çenenin birbirine vurması

titreyen
ve
parçalanan yürek

bir gece daha
söylenmek istenen söylenemeyen
gırtlakta takılıp
kalan
boğuk
bir hece daha.

.....

anlamak ortak bir dil  gerektirir.
ortak dil ise,
ortak yaşam / ortak bilgi / ortak birikim / ortak düş
kimi yerde, ortak düşüş demektir. .

......

nerden geldiğini pek anımsamayan/ niçin burda olduğunu pek bilmeyen/ kendine oldukça bulanık geçmiş yakıştıran/ ve buna inanması gerekip gerekmediğini/ kendisi de bilmeyen biri/ bir gün/ kendini ararken başkalarını buldu.

......

kaptansız bir gemideyiz. hiç kimse nereye gideceğimizi bilmiyor. amaçsızca gökboşluğunda kanat çırpan kuşlar gibi ordan oraya gidiyoruz. ama çaldığımız tüm kapılar kapalı. vardığımız her yer, boyumuzu aşan bir duvar. deliksiz taş bir duvar. ardında neler olup bitiyor, bilen yok.

......

 kendime dedim ki:
zorlama, zorlanma, burda bir yabancı olduğunu bil.
bir kazazede olduğunu çıkarma aklından.
yeni bir kazayı göze alamıyorsan eğer
önce özgürlüğünün sınırlarını çiz
ve çizdiğin bu alan içinde ilerle yalnız
kendine başka alanlar arama.

 ......

ne diyorduk?
hiçbir şey.
ah! demek başladığımız yere döndük.
hiçbir şeyden mi başlamıştık?
evet. sanırım.
öyleyse yeniden başlayabiliriz.
niçin olmasın? önce sen başla.
ne diyorduk?
hiçbir şey.

......

oylesine uzak ki anlar
bellek durdugunda
oylesine yakin ki
o geceki usumemi usuyorum simdi
o geceki urperti su anda ihtiyar bedenimde
ama gene de ayni usume, ayni titreme degil.
eksik bir sey var.
o aksam da eksik bir sey vardi.
tum yasamim boyu eksik bir sey vardi.
hicbir zaman bulup cikaramadim.
hicbir zaman bulup cikaramadim,degil mi?
bu eksikligi mi aramaya dondum bu eve?
bu yastan sonra? bulsan ne cikar? bulsan da artik neye yarar?
neyi doldurursun? hangi boslugu? bosluklardan hangisini?
hangi bir boslugunu delik desik yasaminin?

......

her kim ki seni gercekten yasamistir
bir inilti surup gider yasaminda, dusunde.
ornegin:
senden ayrildiktan sonra
buyuk, sana hic benzemeyen
gercek kentlere gittim.
uygarligin buyuk kentlerine.
o kentlerde de insanlarla konustum
yabanci, ama bildigim dillerinden.
(sen benden, ben senden oldugum halde, garip, yuzyillar boyu hic ogrenememisiz birbirimizin dilini.)

.....

yalnızca tavanda bir noktaya dikilmiş bir bakış: hayat dedikleri demek buymuş.

Ferit Edgü