.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

8/07/2011

Lezzetsiz...



Hiçbir şey hoşuma gitmiyor artık...

Yapmam gereken
Bir eğretilemeyi mi süslemek
Badem yapraklarıyla?..
Söz dizimini
Bir ışık huzmesinde çarmıha mı germek?..
Kim kafa patlatacak
Böylesine gereksiz şeyler üzerine

Bir anlayışa vardım
Var olan
Sözcükler aracılığıyla
(en alt sınıflar için)

Açlık
Utanç
Göz yaşları
Ve
Karanlık…

Temizlenmemiş hıçkırıklarla,
Çaresizlikle
(ve çaresizlikten önce bile umarsız)
Onca sefalet,
Hastalık ve pahalık yüzünden ,
İdare etmek zorundayım.

Yazıyı değil,
Kendimi ihmal etmekteyim.
Başkaları becerebiliyorlar,
Tanrı bilir ya
Sözcüklerden yardım almayı.
Ben, kendimin desteği değilim.

Yapmam gereken
Bir düşünceyi mi tutuklamak
Ve götürmek aydınlatılmamış bir cümlenin hücresine?..
Gözleri ve kulakları mı ihya etmek
Birinci sınıf sözcük lokmalarıyla?..
Bir halkın libidosunu araştırmak
Sessiz harflerimizin sevgi değerlerini mi saptamak?...

Yapmam gereken
Doluya tutulmuş bir kafayla,
Şu elin yazmaktan katılmışlığıyla,
Üç yüz gecenin basıncı altında,
Kağıdı mı yırtıp atmak,
Ve örgütlenmiş sözcük operalarını silip atmak
Bir çırpıda, yıkarak: ben sen o

Biz siz?..

(Öyle yapılsın. Öyle yapsınlar başkaları.)

Benim payıma gelince, yitip gitsin…

Ingeborg Bachmann

Çv : Ahmet Cemal