.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

11/18/2011

Veil



Benim hakkımda bir yargıya varmadan önce beni bilmek, beni biraz tanimak ve ölçülü yaratılmış bir kişiden bugünkü ben olan garip insanı hangi koşulların ortaya çıkarabilmiş bulunduğunu bilmek gerekir. Kabul edin ki, biz kalıtsal eğilimlerimizin oluşturduğu iki öge ve etkenin, ya da dünya sahnesine çıkarken getirdiğimiz sermayenin ve kendisine değen her etkiyi alıp koruyan plastik bir madde gibi bizi biçimlendiren ve bize varlık, nitelik veren hayat koşullarının, rastlantılarının ürünüyüz.

Dostum, bugün insanlar çok daha akıllı ve daha pratiktirler. Bir adam olmadan önce, bir tür adam ya da özel bir hayvan olmaya çalışılıyor. Herşey hakkında kişisel durumla ilişkili görüşler ya da incelemesiz kabul olunmuş fikirler edinilmeye çalışılıyor; belirli bir topluma ve dünyaya giriliyor; onun fikirleri kabul ediliyor. Böylelikle içinde yaşadığınız çevreye uyan bir tür zihin şekli, başka bir deyişle bir budalalık türü ediniyorsunuz, sizi anlıyorlar; siz başkalarını anlıyorsunuz, böylelikle onlarla özel bir birleşmeye giriyorsunuz ve gerçekten topluluklarının bir ögesi oluyorsunuz. İnsan kendini banker, mühendis, kalem memuru, bakkal, asker.. ne bileyim, bir şey yapıyor, ama insan hiç olmazsa bir şey oluyor, bir şeye benziyor, insanın başı belli bir yerde oluyor. İnsan hiçbir şeyden kuşkulanmıyor; yerine getirilmesi gereken görevler tümüyle belirlenip çizilmiş bir davranış biçimine yöneliyor. Felsefe, din, siyaset alanlarında uygarlık duyabileceği kuşkular çocukça ve namuslu uygarlık nezaketleri bunları doldurmaya hazırdır. Böylece önemsiz şeyler için üzüntü çekmiyorsunuz. Uygarlık bütün zamanınızı alıyor; bütün toplumsal makinenin binbir çarkı sizi yakalıyor; mesafe içinde çalkalanıyorsunuz; yaşlılık sayesinde de zaman geçince sersem düşüyorsunuz; kendiniz kadar ahmak çocuklare yapıyorsunuz.

Pierre Loti, Âziyade
  Sf. 99-101