.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

1/28/2012

Ey gece, sende aldatıldın.Sana da tuzak kurdu yüzü güneş parıltılı kız...




Şimdi gideceksin.
Orada bırakılmış kokusu var aşkın..
Bordo yatağında aşk uyuyacak
Kapını açtığında eski aşk karşılayacak seni
Bırakılmış aşk.. ( Bejan Matur )


"taşı delip çıkan çiçekler, taşla hesaplaşır. taş durdurur, çiçek yürür. aslında uzun düşmanlıklar da bir sadakat meselesidir. yani çiçek de taş da birbirini bilir. ama esas mesele yoldan öylesine geçen birinin, yani öylesine geçiverirken, çiçeği öylesine koparıvermesi ihtimalidir. taştan çıkan çiçeğin asıl göze aldığı budur.."

"gitmek istiyorum,, ve gidenin not defterine notlar iliştirmek...
belki ben gittikçe durur içimdeki yaranın kanı, belki ben uzaklaştıkça..."

"ama anlaşılır olan her şey kabul edilebilir değildir..."

"ölüler, hikayeleri yok sayıldıkça yeni ölüler çağırdılar.. ( Ece Temelkuran )



İnsanın hakikati sana gösterdiğinde değil göstermediğindedir. Bu yüzden onu tanımak istersen dediklerine değil demediklerine kulak ver.( Halil Cibran )


"Belli cok düşünmüs beni. Anlamış. Ama anlayamadigi birsey yok mu,benim bile anlayamadigim? "annem diyorki..." gibi gitme kal dedigimde "bugun olmaz" demesi gibi... Bugunun çok uzun oldugunu bilmiyor mu?" ( Yusuf Atılgan )


Bu hayatta rastgele çevirdiği telefon numaralarında karşısına çıkan seslerden başka kimsesi kalmamış birisiyim. Belki de ben senin şuuraltınım. ( Emrah Serbes )


İstediğimle, istemeye koşullandırıldığım şey arasındaki farkı kestiremiyorum.

Gerçekte istediğim şeyle, istemeye zorlandığım şeyin ne olduğunu söyleyemiyorum.

Sözünü ettiğim şey özgür irade... Özgür irademiz var mı, yoksa doğduğumuz andan itibaren medya ve kültürümüz bizi, arzularımızı ve hareketlerimizi kontrol mü ediyor? ( Chuck Palahniuk )

Belki de bir kiliseye girerim, bana hiçbir zaman hiçbir şey ifade etmemiş imgelere bakarım, belki bu kez söyleyecek bir şeyler olur. İlginç bir adam beni bir kulübe falan davet ederse giderim, ayakta duramayacak hale gelinceye kadar dans ederim. Sonra da yatarım onunla, ama şimdiye dek birlikte olduğum erkeklerle yattığım gibi değil: kontrolü elimde tutma kaygısını bir yana atarak, yalandan numara yapmadan. Kendimi bir erkeğe gerçekten vermek istiyorum, sonra da yaşadığım kente, hayata ve en son da ölüme. ( Paulo Coelho )


Her dediğinize inanırım ben, en yanlış olanlarına da, yalanlarınıza da. Anlattığınız, dışa vurduğunuz şeylerin tümüne, her sözünüze, bütün dalgınlıklarınıza, budalalıklarınıza. Hatta, bütün bu keşmekeşin arasından sıyrılıveren o üstün içtenliğinize de inanırım.

- Bırakın yazmayı.

- Yazdığım zaman sizi sevmekten kurtuluyorum. ( Marguerite Duras )


Bilhassa tahammül edemediğim bir şey, kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu... Neden? Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız? Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm, bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak? Çocukluğumdan beri buna daima isyan ettim, bunu asla kabul edemedim. Niçin böyleyim, niçin diğer kadınların farkına bile varmadıkları bir nokta bana bu kadar ehemmiyetli görünüyor? ( Sabahattin Ali )


Hayaletlerle asla bir alıp vereceğim yoktur, kendi düşlerimde yaşayıp gidiyorum. Başkaları da düşlerde yaşar, ama kendilerinin değil, başkalarının düşlerinde; bu da işte onlarla aramdaki farktır. ( Hermann Hesse )


Kötü mü doğayı bütün yanlarıyla öğrenmek? İşe yaradığını öğrenmek bir yanımızın ? Hep kafanda o, atamıyorsun. Atamıyorum. Düşünüyorum işte ne yapayım? Cogito... Kogitom!.. Kogiyyto!.. Sermet'in belki de en doğru sözü: İnsan dendi mi ne erkektir o, ne kadın. Birleşince yarımşardan bir olurlar, insan olurlar. Bütün çaba insan olmak. Dosdoğru da... Gebe kalmayacaksın yalnız. Bir de kimseler duymayacak, görmeyecek. Suç insan olmak. Gizli olacaksın!... ( Vedat Türkali )

"Oyunlar," dedi, "Oğlum Hikmet, gerçeğin en güzel yorumlarıdır. Bizim gerçek dediğimiz şey de, bazı güçlükler yüzünden iyi oynanamayan oyunlardır. ( Oğuz Atay )


 Sonra, çook sonra, bu parçaların sonunda
Sen beni kızını çok seven
Bir anne olarak hatırla

Ben ki hiç kavuşamamıştım sana ( Birhan Keskin )