.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

1/09/2012

Uzun Hikaye / sona doğru



Asfalt, beton, demir... Seninle toprak, seninle gökyüzü,seninle rüzgar arasında demir,beton,asfalt. Bulutlu bir gün, ayak sürüyor gibi, kararsız, değişken renkler, yıllar önce kapanmış bir yaranın izini andıran gündoğumu. Sırtını dönüp gittiğin gündoğumu, bir daha dönmemecesine... Sanki sen uzaklaştıkça içine kapanan, duygusallaşan doğu ufku. Havada toprak kokusu. Her şey gelip geçici ve ıssız, yitik ve yitirilmiş. Karanlık, gürültüyle kapanır ardın sıra, devasa, çınlayan, yankılı, yaslı karanlık, kirli pencere bütün gücüyle direnir. Bir perdeden sızarcasına dolar inatçı ışın demetleri, sanki kendi içinden, derinlerden gelen bir ışıltıyla ansızın aydınlanır dünyan, her milimetresi parıltı, anı, renk ve rüya olan bir vadiye dönüşür. Yarım metre uzunluğunda, yirmi küsur yıl derinliğinde... Hayaller üşüşür lekelere, yaprak yaprak yeşillenir kocaman düş ağacı, gölgeler omuz omuza verir, dile getiremediğin ne varsa, bir ezgide sesini bulur. Taptaze bir şaşkınlıkla bakarsın doğup büyüdüğün toprağa... Kucaklayan, çağıran, esirgeyen, bekleyen... Seni ve yalnızlığını. Daha aydınlık bir anda uyanmak için kaparsın gözlerini, yirmi küsur yıla kaparsın, bir yağmur damlası şekillenir göz kapaklarında. Sıçrayarak uyanırsın, bir kabusmuş yalnızca. Şükür bitmiştir sorgu günleri, hem hiçbir gerçek kabuslardaki kadar katlanılmaz değildir. Işıkları yanar yüreğinin, bir kanat sesiymiş seni uyandıran.


devamı; Aslı Erdoğan