.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

2/13/2012

"Bukowski!"



Sihirli kitapların sayısı sınırlıydı, bir süre sonra tükendiler. Yıkılmaz kalem klasik müzikti. Çoğunu radyoda dinledim. Hâlâ radyoda dinlerim. Ve bugün bile güçlü, yeni, duyulmamıs bir sey dinlediğimde sasarım, ve bu sık olur. Su an radyoda daha önce dinlemediğim bir sey çalıyor. Yeni bir kan akısı ve anlam arayısı içinde biri gibi tadını çıkarıyorum her notanın. Yüzyıllardır bestelenen olağanüstü müziğin zenginliği beni sasırtıyor. Eskiden yüce ruhlu insanlar varmıs demek. Açıklayamam ama bu büyük sanstı benim için. Bunu hissetmek, bundan beslenmek, bunu kutsamak. Radyoda klasik müzik bulmadan yazmam. Đsimin bir parçası gibidir. Belki bir gün biri bana klasik müzikte neden bu kadar mucizevi bir enerji olduğunu açıklar. Ama sanmıyorum. Merakımı gideremeden öleceğim.

Neden aynı güce sahip daha çok kitap yok? Neden, Neden? Nedir bu yazarların hali? Đyi yazar neden bu kadar az?

Rock müzik bir sey demiyor bana. Bir rock konserine gittim; daha çok karım Linda'yı memnun etmek için. Düsünceliyim, değil mi? Değil mi? Neyse, biletler bedavaydı. Kitaplarımı okuyan rock müzisyeninin davetlisiydik. Protokoldeydik. Seçilmislerle. Oyunculuktan gelme bir yönetmen gelip bizi aldı. Yanında bir oyuncu vardı. Kendi dallarında basarılı insanlardı ikisi de. Đnsan olarak da iyi. Yönetmenin evine gittik, kız arkadası evdeydi. Bebeklerini gördük ve limuzine dolustuk. Đçki, muhabbet. Konser Dodger Stad-yumu'ndaydı. Gecikmistik. Grup çalmaya baslamıstı. Devasa bir ses. 25.000 kisi. Bir enerji vardı ama uzun sürmedi. Müzik fazlası ile basitti. Anlayabilirsen sözler fena değildi belki. Ahlaktan, bulunmus ve yitirilmis asklardan bahsediyorlardı muhtemelen. Đnsanların buna ihtiyacı var -devlete karsı olmak, aileye karsı olmak, bireye karsı olmak. Ama böylesine basarılı milyoner bir grup neden söz ederse etsin KURUMLASMISTIR.

Bir süre sonra grubun lideri, "Bu konseri Linda ve Charles Bukowski'ye ithaf ediyoruz," dedi. 25.000 kisi kim olduğumu biliyormus gibi tezahüratta bulundu. Gülünesidir. Film yıldızları dolanıyordu ortalıkta. Bazıları ile daha önce tanısmıstım. Bu da beni endiselendiriyordu. Yönetmen ve oyuncuların ziyaretime gelmelerinden hoslanmam. Hollywood'dan haz etmem, filmlerden nadiren etkilenirim. Ne isim vardı bu insanların arasında? Tuzağa mı yakalanıyordum? 72 yıl o güzelim savası verdikten sonra? Konser bitmek üzereydi, yönetmeni  zleyip VIP barına gittik. Seçilmislerin arasındaydık. Masalar vardı içerde, bir de bar. Ve ünlüler. Bara yollandım. Đçki bedavaydı. Dev gibi zenci bir barmen. Đçkimi söyledim ve barmene, "Đçkimi bitirdikten sonra dısan çıkıp kozlarımızı paylasır mıyız?" dedim. Gülümsedi.

"Bukowski!"

Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi / Charles Bukowski