.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

3/18/2012

Alt-İnsanlar Geçidi...



Yolların dışına, içgüdülerinin dışına çıktığından, insan sonunda bir açmaza düşmüştür. Merhaleleri aşıp geçmiştir… Sonunu yakalamak için; geleceksiz hayvandır, idealine batmıştır, kendi oyununda kaybolmuştur… Durmadan kendini aşmak istediğinden, donup kalmıştır; elinde de kaynak olarak sadece çılgınlıklarını özetlemek, onların kefaretini ödemek ve onlardan hala başka çılgınlıklar çıkarmak kalmaktadır…

Bununla birlikte, kendine bu kaynak bile yasak olanlar vardır: “İnsan olma alışkanlığını kaybettiğimizden” derler, “hala bir kabileye, bir ırka, herhangi bir soya ait miyiz?... Hayat ön yargımız olduğu müddetçe, bizi ötekilerle aynı düzeye koyan bir hatayı benimsiyorduk… Fakat türden firar ettik… Zihin açıklığımız, kemik yapımızı kırarak bizi pörsük bir varoluşa indirgedi. Maddenin üzerinde gerinerek onu salyasıyla kirleten omurgasız ayak takımı. Uyuşuklar arasına geldik işte; meleklerimizi ve düşlerimizi fena aşındırmamızın bedelini ödediğimiz o gülünç sona vardık işte… Hayat bize hiç nasip olmadı: Onun sarhoşluğu olduğumuz anlarda bile bütün sevinçlerimiz onun üzerinden taşmalarımızdan geliyordu; intikam alarak bizi alt tabakalarına doğru sürüklüyor: Bir alt-yaşama doğru giden, alt-insanların geçit törenine…