.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

6/17/2012

İşte başladım. başladım işte, diyorum. devam! nasıl?



“Sonunda, ben de babamın yaşına vardım.
Şimdi, onun, niçin insanlardan çok kuşlarla ilgilendiğini anlar gibiyim.” (Adlar-sf:37)

Hangi gün babamızın yaşına varırız? Hangi gün babamızı yakalarız? Yaşlanınca mı? Yoksa babam gibi düşünmeye başlayınca mı? Ne zaman öyle düşünürüz? Düşündüğümüzü hissederiz?

“Sonumsu
Saatine bakmayı unutma, dedim.
Ama bunun ne gibi bir yararı olabilir ki, dedi son soluğunu verirken.” Sf:25

Zaman çok kez anlamsızlaşır!

“Unutmayın ki yalnız kurbanlar yalan söylemez” (Masum-sf:31)

“Susuzluk
Bir kaynağın başında durmuş,
Buralarda içecek bir şey yok mu? diye bağırıp duruyordu.
Ona kaynağı gösterdim.
Bu benim susuzluğumu gidermez, dedi.” Sf:62

“Işık
Koridorun ucundaki ışığı görüyor musun?
Tabii görüyorum.
Öyleyse niçin yazmıyorsun? Sf:73

“Kaf
Bir gece, Berlin sokaklarında dolaşırken,
Kafka’yı gördüm.
O da seni gördü mü?
Evet.
Ne dedi?
Saçma bir soru sordu: Siz de mi oraya gidiyorsunuz? Dedi.
Evet, dedim.
O ne dedi?
Öyleyse birlikte yürüyemeyiz.” Sf:76