.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

1/16/2011

Pal Sokağı Çocukları


"Ah Nemeçsek, seni aptal çocuk... Kazanma ihtimalin sıfıra yakın işte, kaçsana, kaçıp gitsene sen de, kendini kurtarsana... Aklını Nemeçsek, aklını kullansana..."

"Nemeçsek, Nemeçsek... hayat ciddi bir şeydir çocuğum. Bunu bildiğini, kendini umursayarak göstersene, ayağını yere basıp kendini sakınsana... Aklını Nemeçsek, aklını kullansana..."

"Bak Nemeçsek, bazı kurallar vardır ki, o kuralları koyanları kurtarmak için bile çiğnenemez. Bak Nemeçsek, bazı anlar vardır ki, daha büyük hedefler için çabalamaktansa, küçük tekkenin çorbasını yeğlemelidir insan. Başkaları için, elinin altındaki nimetten olmasana... Aklını Nemeçsek, aklını kullansana..."

"Hiç öğrenemeyeceksin Nemeçsek, ne zaman yalan ne zaman gerçek zarar verir insana. Bir yolunu bulup, hep kendini zora düşüreni yapıyorsun. Neyi nerede söyleyeceğini bir sakınma refleksine dönüştürsene, “dürüst adımı küçük harflerle yazdılar” üzüntüsünden kurtulmaya baksana... Aklını Nemeçsek, aklını kullansana..."

"Ah Nemeçsek, seni aptal çocuk... Arkadaşların çok üzüldü sana. İtibarını da iade ettiler. “Düşman”, saygı duruşu yaptı ardından. “Komutan”ın ağladı. Akşam, her akşam gibi, evlerine döndüler ama n’aber? Derslerini aksatmadılar. Büyüyünce ne olacaklarını hep düşündüler. Onlar biliyorlardı bu yaşananların çocukluk çağı oyunlarından olduğunu.

Oyun be Nemeçsek, oyun. Sen, bugünün ötesinde bir yarın olduğunu hiç anlayamadın, aklına bile getirmedin küçük sersem. “Büyüyünce ne olacağım” kaygısı hiç geçmedi kafandan, onun için planlar yapmadın. Hayatın gerçeklerine ters düştün; arkadaşlarından, oyununuzdan, kalenizi savunmaktan başka şeyi görmedi gözün.

Her çocuk, böyle grup oyunları oynar elbet, ama bu, gerçek dünyadaki geleceğini, bugünü iyi yaşamasını unutturur mu yavrum? Ha, iyi ki göremedin, o arsaya inşaat yaptılar. Ölümüne savunduğun “kale”, yıkıldı bir günde, n’aber?

Başkalarına, savunduğun değerlere, arkadaşlığa, paylaşmaya adadın kendini ve büyüyemeden öldün gittin işte...

Kim anımsar seni, kim umursar ki zaten; ölene kadar rütben bile olmadı, arkanda bir dikili ağaç bırakacak kadar bile yaşamadın be çocuk.

Büyüseydin ya Nemeçsek, oyuna kendini bu kadar kaptırmasaydın ya... Kendini biraz düşünseydin, sakınsaydın... Aklını Nemeçsek, aklını kullansaydın.

Biliyor musun, sen hep çocuk kaldın ve artık bunu değiştirmek için çok geç küçük budala..."




Ferenc Molnar
Pal Sokağı Çocukları


Asaf Güven Aksel'in Derlemesi ile
Nemeçsek’i Anımsamak