.

.
Üç çeşit meslek varmış : mühendislik,doktorluk,bir de hukukçuluk.Ben ressam olmak istiyordum.Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.Prens Paradoks'tan bahsetsem kim bilir ne der? Belki şimdi sizin yanınızda Dorian Gray'lik yaparım bir süre. Sonra beni Lord Henry'liğe terfi ettirirsiniz. Masrafı neyse veririm. Fakat bir sıfatla başlamak istiyorum. Bu çocuk ilerde büyük adam olacak gibi ne olduğu belirsiz bir tanımla değil..

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

8/28/2014

Yazılmadan Kalan



Gün. Uçsuz bucaksız, beyaz bir kor gibi tutuşan, saatleri, renkleri tutuşturan Ağustos ışığı. Sıcak, suskun, soluğumsu... Gökyüzünün hiç görülmemiş derinliklerinden gelen, binlerce günü, binlerce henüz doğmamış güneşi yuvarlayıp getiren... Duru, berrak, sanki ilk başlangıcın su damlacıklarıyla kaplı... Hayata adım adım çağırmak yerine, kucaklayıp uçsuz bucaksızlığın ortasına fırlatan... Leylak rengi, altın rengi gölgelerle derinleşen mavilikler, capcanlı kiremit kırmızısı, soluk soluğa bir yeşil, sabırsız sarılarını şefkatle gizleyen... Bir avuç toprak, yalnızca bu ışıkta, ılık ve sevecen bir parıltıyla ufka dek uzanan taş, insana dair hiçbir imge yansıtmadan... Sanki gökyüzünün kıyılarında, mezardan çıkıp gelmiş birinin baş dönmesiyle duruyor, bakıyorum. Sessizce kendi yoluna koyulmuş güne, günün içinde kıpırdanan, büyüyen, katılaşan dünyaya... Rengarenk, bildik, koskocaman, gerilim dolu. Düşlenmemiş, ele geçmemiş, alt edilmemiş... Bu dünyanın içinden kendimi çekip çıkarmak, ya da tam ortasına doğru yürümek... Boş, beyaz kağıtların başına dönüyorum. Bir avuç sözcük, yaşamak adına atılan çığlıklar...

Aslı Erdoğan / Yazılmadan Kalan 
                             

en sevdiğim yazar ve en sevdiğim pianist..